Home / KEŞFET / GÜNDELİK HAYATIMIZIN KISA TARİHİ / ASANSÖRÜN KISA TARİHİ

ASANSÖRÜN KISA TARİHİ

İstanbul’un eski binalarındaki süslü demirli,parlak mobilyalı,renkli camlı,çifte kapılı asansörleri korumayı düşünen var mı bilmiyoruz ama İstanbul’un bilinen en eski asansörü İstanbul’a birçok yeniliği getirmiş olan Mısır Hıdiv ailesinden Abbas Hilmi Paşa’nın  inşaatı 1907’de bittiği tahmin edilen Çubuklu Kasrı’ndadır.

İnsan ya da hayvan gücüyle mekanik araçlarla üst katlara ulaşım sağlanmasının tarihi çok eskidir.Romalı mimar Vitruvius İÖ. 1.yüzyılda yazdığı kitabında bu düzenekleri anlatmıştır.İngilizler 1800’lerde buhar gücüyle çalışan asansörü geliştirdiler.ABD’de Henry Waterman ve George H. Fox asansör üretip satmaya başladı.Anglosakson dünyanın ”elevator” adını verdiği bu asansörlerin halatları kenevirden yapılıp güvenilir bulunmadıklarından 1850’lere dek yük taşımacılığında kullanıldı.1853’te Elisha Graves Otis’in geliştirdiği ve New York Crystal Palace sergisinde tanıtılan asansörün,halatların gevşemesi durumunda kabinin hareket ettiği rayları kavrayan mengeneleri vardı.1857’de New York’ta ilk insan taşıyan asansör hizmete girdi.1867’de Fransız mühendis Edoux uluslararası sergi için yaptığı hidrolik aygıta asansör(ascenseur) adını veren kişi oldu.1869’da Eiffel Kulesi’ne tepeye yedi dakikada çıkan ve saatte 2.350 kişi taşıyabilen asansör yerleştirildi.Elektriğin kullanıma girmesiyle asansör teknolojisi gelişti ve 1889’da ilk elektrikli ticari asansör yapıldı.1894’te düğmeli kumanda sistemi geliştirildi,1895’te İngiltere’de taşıma kuvveti asansör boşluğunun tepesine yerleştirildi.

1893’te Chicago Sergisi’ne katılan Ubeydullah Efendi de bu ilk asansöre binmiştir:”En büyük caddenin ortasında içi yirmi beş otuz kişi istiabınakafi bir asansör vardı.Bu asansör elektrik kuvveti ile hareket ediyor ve binenleri binanın zirvesine çıkararak sakfın üstünden sergiyi temaşa ettiriyordu.Bu asansöre binmek için yarım dolar ücret alınıyordu.Bir gün saat iki sıkı sıkı yine kadın-erkek dolu olarak bu asansör benim de içlerinde hazır olduğum bir çok temaşagirler önünde hareket etti.Yolun beşte üçünü katettikten sonra durdu.Bre aman!!Gitmez.Ne ileri,ne geri.Çabala bre çabala.İmkanı yok.Yukarıda bir feryattır başladı.Bre aman,imdat yahu!Ne mümkün?Aşağıdan seyredenler için ne latif,ne gülünç manzara?”

Gökdelen döneminin başlamasıyla,bu gösteriş abidelerinin vazgeçilmez parçası oldular.1931’de yapılan Empire State Binası’nın asansörü dakikada 365 metre kat ediyordu.

1950’den sonra kapıların otomatik kapanması,birden çok asansörün hareketini düzenleyen otomasyon sistemlerinin geliştirilmesi güvenliği daha da arttırdı.İnsan,yük ve servis asansörleri yaygınlaşırken,büyük iş merkezlerinde ”paternoster” denilen sürekli hareket halindeki kabinlerden oluşan asansörlerle birlikte özellikle hastanelerde sedye taşıyabilen asansörler ihtiyaç haline geldi.İlki Eiffel Kulesi’nde kurulan bina dışına yerleştirilmiş saydam seyir asansörleri de 1980’lerden sonra tekrar moda oldu.

Hakkında Alper Aktaş

‘’ Danışmanınız olarak ben; gayrimenkul işiyle ilgili olarak tüm ihtiyaçlarınızda zamanınızı boşa harcamadan hayallerinize ve arzularınıza kolayca ulaşmanız için size özel hizmet sunarım.Hayat tarzınıza en uygun gayrimenkul çözümlerinizi uzmanlığım sayesinde birlikte tasarlayabiliriz.’’ Alper Aktaş,1979 yılında İzmir Karşıyaka’da doğdu.2000 yılında Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü’nden mezun oldu.2000 ve 2016 yılları arasında hizmet sektöründe faaliyet gösteren ulusal markalarda Satış Yöneticiliği görevlerini yürüttü. 2016 yılında gayrimenkul sektöründe girişimci olarak hizmet vermeye başlayan Alper Aktaş gayrimenkul sektörüne ‘‘Gayrimenkul değil,hayat tarzı satıyoruz’’ sloganı ile değer katmak hedefindedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir